1960’lı yıllarda, Türkiye’den yüzbinlerce insan, belki geçici belki kalıcı olarak ülkesini geride bırakıp çalışma amacıyla Almanya’ya yerleşti. Bu göç aslında günümüze kadar devam edecek bir kültür bağının da oluşmasında etkili oldu. Çünkü böyle büyük bir sayıdaki göçmen topluluğunun beraberinde kendi kültürüne ait unsurları taşıması kaçınılmaz. İşte Türkiyeli göçmenler de kendi kültürel ögelerini Almanya’da yaşatmanın çeşitli yollarını buldular. Bana kalırsa bu ifade yollarından en evrenseli şüphesiz yemek kültürü.

Almanya’ya göç eden Türklerin yaşadığı sorunların en önemlilerinden biri yemek kültürlerinden ve alıştıkları lezzetlerden farklı yiyeceklerle karşılaşmalarıydı. Bu nedenle ev sofralarında ya da küçük restoranlar açarak Türkiye’nin yemek kültürünü Almanya’ya taşımayı amaçladılar. Bu işletmelerin büyük çoğunluğu döner ve kebap satışı yapıyordu. Bugün Almanya’da yaklaşık 25.000 noktada döner satışı yapılıyor. Ülkedeki döner sektörünün toplam hacmi 4 milyar Euro. 

Almanların dönere büyük rağbet göstermenin en büyük nedeni, ülkeye farklı bir fast-food anlayışı getirmesi. Bir porsiyon dönerde hem protein hem salata aynı anda tüketilebiliyor. Aynı zamanda porsiyonların büyük olması ve diğer yiyeceklerle kıyaslandığında nispeten ucuz olması ( fiyatlar 2.5-10 Euro arası değişiyor) bu ilginin bir diğer sebebi.

Günümüze kadar varlığını sürdürmüş olan bu döner restoranlardan bazıları geniş kitlelere ulaşarak hem Türklerin toplanma yerlerinden biri hâline geldi hem de lezzetleriyle bir tık öne çıkmayı başardı. Mustafa’s Gemüse Kebap ise bundan fazlasını başardı. Çünkü bu büfe sadece Türklere hitap eden bir marka olmanın dışında, Almanya’da yaşayanlara Türk dönerini sevdiren adam olarak tarihe geçti.


 Mustafa’s Gemüse Kebap, Almanya’nın başkenti Berlin’in “küçük Türkiye” olarak bilinen bölgesi Kreuzberg’de yer alıyor. Fotoğrafta gördüğünüz metrelerce kuyruğun sebebi olan işletme, aslında içinde üç ya da dört çalışanın bulunduğu, müşteriler içinse masa ve sandalye bile bulunmayan küçük bir büfe. Sipariş vermek için beklemeniz gereken süre bir saati bulabiliyor. Bu nedenle sırayı bekleyecek kişilere çevre büfelerden yiyecek bir şeyler alarak beklemeleri tavsiye ediliyor. Oluşan bu uzun kuyrukların büfenin alamet-i farikası olduğunu söylemek mümkün. 

Gemüse aslında Almancada sebze demek. Fakat bu döneri sadece sebzeli döner olarak düşünmek yanlış olur. Döner sandviçin içinde üç farklı sos, kızarmış sebze ve yeşillikler hatta beyaz peynir bile bulunuyor.

İşletmenin isminden dolayı patronun da adının Mustafa olduğunu düşünmek gayet mümkün. Ancak işin aslı pek de öyle değil. Büfenin işletmecisi Tarık Bey, 45 yaşında ve ikinci nesil bir Türkiye göçmeni. Tarık Bey, büfenin isminin Mustafa olmasını, ismin Türk kültüründe önemli bir yer tutmasıyla açıklıyor. İslam dininin peygamberi Muhammed Mustafa ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten etkilenerek bu isme karar vermiş.

 Mustafa’s Gemüse Kebap’ın ününün dünya çapına yayıldığını söylemiştim. Üç yıl önce büfenin önünde çektiği fotoğrafı tweetleyen Elon Musk da büfenin lezzetlerini deneyimleyen isimlerden.

 Büfe şimdilerde ise bir reklam işbirliği ile gündemde. Geçtiğimiz Eylül ayında, dünyaca ünlü marka Diesel, Mustafa’s Gemüse Kebap ile ortak bir koleksiyonu piyasaya sürdü. “DieselXMustafa” adı verilen koleksiyon kapsamında dört tişört, iki sweatshirt ve bir şapka satışa sunuldu. Diesel markasına ait bu ürünleri sevilen bir dönerci amblemiyle birleştirme fikri kesinlikle ilginç ve aynı zamanda farklı kitlelerin temsilcilerini bir araya getirmesiyle de heyecan verici.

Metin: A. Beyza Demirci
Görsel: Melisa Bodur

Image is not available

Bu makale İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliğiyle C-Lab proje dersi kapsamında hazırlanmıştır.

Slider