Birkaç ay önce Türk-Alman kültür alışverişini benimseyenlerin kalpleri birlikte attı: Rapçi ‘Chefket’ yeni şarkısı ‘Gel keyfim gel’in videosunu yayınlamıştı. Chefket bu şarkıda, ünlü Alman rapçi ‘Marsimoto’ ile beraber iki dili birlikte harmanlıyor, hatta şarkının sonunu ‘Marsi’ Türkçe söylüyor. Türk kökenli olmayan sanatçının Türkçe rap yapması bulunmaz Hint kumaşı gibi aslında. MAVİBLAU için de Türkçeyi kullanan Alman sanatçıları keşfedip gün yüzüne çıkarmak kaçırılmaz bir fırsat. 

“Gel keyfim gel” hem şarkının başlığı olarak hem de Hook olarak kullanılıyor. Chefket şarkısını, Almancada günlük hayatta da sıkça kullanılan “Bei dir läuft” terimini çeviriyor – çay ile keyif yapmayı sevenlere adamışçasına. Şarkının dizelerini Chefket ve Marsimoto Almanca söylüyor. Asıl değişimin olduğu yer Outro kısmında gerçekleşiyor. Burada Marsimoto, Barış Manço’nun “Dere boyu kavaklar” şarkısını Türkçe söylüyor:

“Hadi gülüm yandan yandan yandan
Biz korkmayız ondan bundan.”

Şarkının geri kalan sözlerine mükemmel uyan ve Barış Manço’ya selam gönderilen bölüm tam da o yaşama yönelik tutumu sergilemeye çalışıyor: rahat ve stressiz bir hayat. Ancak, Almanca ve Türkçeyi birlikte harmanlayan ilk sanatçılar Chefket ve Marsimoto değil.

Almanca Rap birleştiriyor

Alman Rapçi Sido, Alpa Gun’ın şarkısı “Sor bir bana”da Türkçe rap yapıyor.

Alpa Gun sadece şarkının nakaratını Türkçe söylüyor, şarkının kalan diğer kısımlarını ise Almanca. Genel olarak Almanca Rap (“Deutschrap”) çevresi, Türkler ve Türkçe’nin zenginliğinden çokça etkilenmiştir. Örneğin, Türk kökenli rapçiler Eko Fresh ve Haftbefehl çoğu zaman Türkçe kelimeleri şarkı sözlerine entegre ediyor.

“Evet hier ist Sido dinle ve kes lan
Her bir satırım dillere destan
Kendimi bildim bileli hep Hip Hop dedim
Sende mi Rapçi oldun? İyi bok yedin!
Burası çok serin nede olsa Almanya
Hele bir yaz oldu mu verilir Antalya
Biraz deniz havası, İstanbul’un kızları
Bize yemek bölümü yanına birde Rakı
Bıktım bu caddelerden ve çok üzdüm anamı
Ama şimdi Star oldum bak bırak atim havamı
Ha Almanya ha Türkçe nede olsa damardan
İşte burada maskeli adam Sido ve Alpa Gun”

(Ja, hier ist Sido, hör mir zu und sei still
Jeder meiner Sätze ist eine Legende
Solange ich mich kenne, habe ich immer scheiße gebaut
Bist du auch Rapper geworden? Hast du echt gut gemacht!
Hier ist es sehr kühl, ist ja auch Deutschland
Und wenn es Sommer ist, kommt Antalya
Ein bisschen Meerklima, die Mädchen von Istanbul
Für uns auch noch Rakı zum Essen dazu
Ich habe es satt von diesen Straßen und meine Mutter war öfters wegen mir traurig
Und jetzt bin ich Star geworden, lass mich doch angeben
Egal ob Deutschland oder Türkisch, hauptsache durch die Adern
Und hier sind der Mann mit der Maske, Sido und Alpa Gun)

Boğazda bir Hamburg’lu

Kariyerinin aslında bir düğün şakasıyla başladığı ve bu yolda yeni sanatsal akımları keşfetmek için aralıksız çalışan, büyük arzu ve isteklerle yola çıkan, kendini Türk Sanat Müziğine adamış olan Mario Rispo’nun hikâyesidir. Türkiye’de ve Almanya’da düzenlenen konserleriyle, klasik şarkı sözleri ve enstrumanlarla dinleyenlerini büyülüyor.

Enstrümanların arasında tambur, kanun ve ney bulunuyor.

Türk dinleyicilere sorulduğunda, bir Almanın bu kadar emin bir şekilde Türkçe şarkıları seslendirmesine inanamıyorlar.

Mistik Türk dilleri

Listemizdeki son örnek Türkçe bile değil.

Ancak Münih civarından gelen ve “Faun” adını taşıyan Pagan-Folk grup, balad ve orta çağı çınlatan dans şarkıları için farklı yerlerin geleneksel dil ve şarkılarından esinleniyor. “Oyneng yar” şarkısı için Uygurca kullanıldı, Türkçe ve Türkçe kökenli diğer dillerde Uygur Türkçesi olarak tanımlanmaktadır. Aynı dil olmamasına rağmen, Faun’un şarkı sözlerini anlamak pek de zor değil:

“Bu bahçede kimler bar
oyneng yar, oyneng yar
Ben menim sevgen yarimsen,
oyneng yar, oyneng yar”

(Wer ist in diesem Garten
Tanz Geliebte*r, Tanz Geliebte*r
Du bist meine geliebte Hälfte
Tanz Geliebte*r, tanz Geliebte*r)

Gerek Rap müzikte olsun gerekse Pagan-Folk’ta olsun Alman sanatçılar müzik çeşitliliğini zenginleştiriyorlar ve bunun yanında kültürel uzlaşmaya katkı sağlıyorlar.

Acaba kimler daha bu bilinmemiş geleneği sürdürecek?

Belki de ileride Helene Fischer (son zamanlarda Almanya’da çok popüler olan ve Almanca şarkı sözleriyle pop müzik yapan ünlü kadın sanatçı) ve onun gibi niceleri  bizim güzel Türkçemizi keşfeder.

Yazar: Navid Linnemann
Fotoğraf: Chefket – Gel Keyfim Gel
Çeviri: Serap Oyman-van Os
Editör: Eren Erdoğan